Uyandığınızda ilk iş yüzünüzü yıkamak yerine telefonunuza bakmak oluyorsa, dışarıda şarjınız biterken sizin için de gün bitiyorsa, elinizi cebinize attığınızda telefonunuzu bulamayınca mini kalp krizi atakları geçiriyosanız, telefon ekranınız kırılınca sizin de dünyanız yıkılıyorsa, yatarken yatağa telefonunuzla giriyorsanız, yeni tanıştığınız insanların olduğu ortamlarda muhabbet açmak yerine telefonunuza sarılıyorsanız, gittiğiniz mekanda ilk istediğiniz şey menü yerine wi-fi şifresiyse, araba sürerken bile Whatsapp'tan konuşup Instagram'dan fotoğraf beğeniyorsanız, gittiğiniz konseri izlemek yerine videoya kaydetmeye çalışıyorsanız, herhangi bir mekana gittiğinizde ilk işiniz check-in yapmaksa, Instagram'da paylaştığınız selfie öncesi yüzlerce deneme yapıyorsanız, arkadaşlarınızla muhabbet ederken bile bir yandan whatsapp'tan başkalarıyla mesajlaşıyorsanız, sosyal medyaya photoshopsuz çıkamıyorsanız, o kişinin nasıl bir insan olduğuna takipçi sayısına bakarak karar veriyorsanız, yan odadaki kardeşinizle yüzyüze konuşmak varken mesaj atmayı tercih ediyorsanız, cep telefonsuz yaşayamama yada birşeyleri kaçırma gibi yeni fobileriniz oluştuysa, YouTube üzerinde izlediğiniz bir video hızlı yüklenmediğinde sinir krizleri geçiriyorsanız, dijital şişkinlik yaşıyor olabilirsiniz ve kesinlikle hayatınızda Dijital Denge’ye ihtiyacınız var demektir.  

Yukarıda yazdığım maddelerin hepsinden bahsetmiyorum en az 4-5 tanesini kendinizde buluyorsanız, kabullenmek bile iyi bir başlangıç olabilir.

Bir felaket senaryosu peşinde de kesinlikle değilim, akıllı telefonlardan, sosyal medyadan, dijital dünyadan tamamen uzaklaşmanın çok makul olmadığını da kabul ediyorum. Ancak dijitali dengeli kullanarak rahatlıkla aklımızda, ruhumuzda ve bedenimizde oluşan fazlalıklardan kurtulmamız mümkün. Biraz ara vermek, nefes almak, özgürleşmek çok iyi gelecek...