Cuma, Aralık 4, 2020
Ana Sayfa Röportajlar Dijital Gelecekte İnsan Kalmak – Tolga Yücel

Dijital Gelecekte İnsan Kalmak – Tolga Yücel

0
167

Ahmet Kocacan

Psikolojik Danışman

Dijital Gelecekte İnsan Kalmak

Profesyonel hayatınızda  Psikolojik danışman ve yazar olarak,  öğrenci ve aile odaklı eğitim programları, seminer ve konferans programlarınızla  insanların ve ailelerin  hayatına büyük  dokunuşlar yaparak anlamlı değişimler yaratıyorsunuz.

“Her şey sende gizli” kitabınızda  insan potansiyeli olan bir varlıktır, başarı  insanın mevcut potansiyelini kullanıp kullanmamasına bağlıdır” diyorsunuz.

Düne  göre  bugün daha iyi olabilmemiz için neler yapmamızı önerirsiniz?

İnsan mükemmel yaratılmıştır. Mükemmellikten kasıt değişken ve yeni hayat şartlarına uyum sağlayabilme yeteneği en güçlü olan varlık olmasıdır. İnsan varlığa da yokluğa da genişliğe de darlığa da pekala adapte olup varlığını sürdürebilir. Bunu başarabilmesi insanın psikolojik dayanıklılığının ve yeterliliğinin başka bir deyişle inanç ve düşünce dünyasının dingin, sağlam, net ve açık olmasına bağlıdır. Bu bağlamda düne göre bugün yapılabilen her güzel şey başarı, bunu ortaya koyabilen her insanda başarılıdır aslında.Tedbiri elden bırakmadan, ümidini ve inancını perçinleyerek hayat amacı uğrunda yoluna devam etmeli.

Son yüzyıldaki keşifler ( internet, telefon, mobil vasıtalar) ile hız oldukça arttı. Ancak artan bu hız, yaşadıklarımızdan  haz almaya  ve hazmetmeye engel oldu. Sizin deyişinizle sükunetle  yürüyen ruhlar, koşan teknolojiye yetişemedi.

Hepimizin evlerimize çekildiği bu süreçte  hayatlarımızı anlamlı kılmanın, ruhumuzu dinlendirmenin yollarından bahseder misiniz?

Bir amacı olan, bilgi değer ve eser üreten, ya da üretmek için çaba sarf eden herkes için hayat her halükarda anlamlı bir hayattır. Uzun sağlıklı hayat yolculuğunda bu konuda yapılacak küçük şeyler bile ve anlamlı sonuçlar ortaya koyar. Yine de yapılması Ve yapılmaması gerekenleri birkaç maddede arz etmek isterim. a)Olumsuz içerikli kişi ve kişiliklerin söz ve telkinlerinden uzak durulmalı. b)Dijital ve teknolojik araçlardan gelen aşırı veri akışı sınırlandırılmalı. c)Ruh dinginliği için manevi hayata yatırım yapılmalı. d) Her daim ölüme hazırlıklı olunmalı. O   zaman insan ölüm konusunda bu kadar endişe etmez.

Bu dünyada hepimize eşit olarak dağıtılan  tek şey “ zaman” . Herkesin 24 saati var. Ancak  bazlarımız bu zamanı hoyratça kullanıp heba ederken bazılarımızda maksimum seviyede istifade etmeye çalışıyoruz.

 Zamanımızı nasıl yönetmeliyiz? Gerçekten zamanımızı boşa harcama lüksümüz var mı?

İnsanoğluna emanet edilen üç nimet vardır. Sağlık, gençlik ne zaman. Zamanı yani ömrü değerlendirme konusunda öyle görünüyor ki hepimiz yanılıyoruz. Elindeki nakitini harcarken bile türlü hesaplar yapan insanın vakit konusunda bu kadar vurdumduymaz olması çok üzücü. Bugünlerde geçmişte kahve köşelerinde zaman öldürenlerin evde en çok sıkılan kesim olup kendini sokağa attıklarına şahit oluyoruz. Elbette boşa geçirecek bir an bile yoktur. Geçmişte olduğu gibi bundan sonra da zamanın kıymetini bilen insanlar ve ülkeler hep en üstte olacaktır. Ferdii anlamda 24 saat belki şöyle programlanabilir. İş, istirahat, ibadet, aile,eğitim, egzersiz, teknoloji v.b. Özetle zamanı yönetme konusunda öncelikler belirlenerek bu önemi sırasına göre bir tutum geliştirmek en doğrusu olacaktır.

İnsanlık  bu salgın hastalıktan  nasıl bir ders çıkaracak?

Bu noktada öncelikle şunu ifade etmek isterim. Bu salgın yarın sabah itibari ile tüm dünyada bitse de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Yani bundan sonra dünya tarihinde bu günler ve sonrası Koronadan Önce (K. Ö) ve Koronadan Sonra(K.S) olarak anılacak. İnsanlığın çıkaracağı derse gelince; Bu noktada sadece temennilerimi söylemekle iktifa etmek isterim. -İnanç ve değerlerin ete kemiğe  bürünerek yaşanır hale gelmesi. -Sahip olduklarımız için daha çok şükredilmesi – Bela  ve musibetlere karşı sabrı daha çok hatırlamak -İnsan insanın yurdudur düşüncesi ile insanın kıymetini anlamak -Ölüm karşısında da aynen doğumda olduğu gibi herkesin eşit olduğunu hatırlamak. -İnsanın hırslarını, tamahını ve açgözlülüğünü dizginlemesi-İnsanın kendisi dışındaki diğer canlılara ve çevreye saygı duyması.

İki  çocuğu da  dijital dünyada doğmuş bir ebeveyn olarak,gelecekte güçlü, dirençli bireyler olabilmeleri için  çocuklarınızın hangi beceri ve değerlerini güçlendirmek istersiniz?

Çocukların tüm teknolojik gelişmelere rağmen insani, İslami ve Ahlaki değerleri içselleştirmeleri ve hayatlarında tatbik etmeleri temel hedefimiz olmalı. Elbette teknolojiyi en iyi şekilde bilecek ve kullanacaklar. Bu noktada neticeyi belirleyecek olan teknolojiye esir mi olacaklar yoksa ona tesir mi edecekler sonucu bu sorunun cevabı belirleyecek. Bir de teknolojiyi hangi gaye uğruna kullanacaklar. İnsanları amansız hastalıklara düçar eden virüs mü yapacaklar  yoksa onlara şifa dağıtan aşı kaynağı mı olacaklar. Önemli olan bu. Çocukları güçlü ve dirençli kılmanın özel bir formülü yok aslında. Hayatın gerçekleri ve zorlukları ile karşılaşmalarına fırsat ve imkan tanımak yeterlidir diyebilirim.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz